Herhangi bir kelime yazın!

"steady the ship" in Turkish

durumu sakinleştirmekişleri düzeltmek

Definition

Özellikle bir grup ya da organizasyonda, kriz döneminde kontrolü ele alıp düzeni veya huzuru yeniden sağlamak.

Usage Notes (Turkish)

Bu deyim mecaz anlamda kullanılır; özellikle liderlik ve kriz yönetimi anlatılırken. İş, siyaset ve sporda sık geçer. Gerçek gemiyle ilgili değildir.

Examples

The new manager worked hard to steady the ship after the company lost money.

Yeni müdür, şirket para kaybettikten sonra **durumu sakinleştirmek** için çok çalıştı.

She was brought in to steady the ship during a difficult period.

Zor bir dönemde **işleri düzeltmek** için getirildi.

After the coach left, someone needed to steady the ship.

Antrenör ayrıldıktan sonra, birinin **işleri düzeltmesi** gerekiyordu.

When sales dropped sharply, it was up to Karen to steady the ship and reassure everyone.

Satışlar aniden düşünce, **işleri düzeltmek** ve herkesi rahatlatmak Karen'a kaldı.

It took months to steady the ship after the unexpected leadership changes.

Beklenmedik liderlik değişikliklerinden sonra **işleri düzeltmek** aylar sürdü.

People were worried, but his calm attitude helped steady the ship.

İnsanlar endişeliydi ama onun sakin tavrı **işleri düzeltmeye** yardım etti.