"steadfastly" in Turkish
Definition
Zorluklara rağmen bir karardan, inançtan ya da hedeften vazgeçmeden güçlü şekilde devam etmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok 'desteklemek', 'inanmak', 'tutmak' gibi fiillerle kullanılır; resmi veya edebi bir ifadedir, günlük konuşmada az rastlanır.
Examples
She steadfastly refused to give up her dreams.
Hayallerinden vazgeçmeyi **kararlılıkla** reddetti.
The team steadfastly worked towards their goal.
Takım hedeflerine ulaşmak için **kararlılıkla** çalıştı.
He steadfastly believed in justice for everyone.
Herkes için adalete **kararlılıkla** inandı.
Despite criticism, she steadfastly supported her friend.
Eleştirilere rağmen, arkadaşını **kararlılıkla** destekledi.
They held steadfastly to their traditions over the years.
Onlar, yıllar boyunca geleneklerine **sarsılmaz bir şekilde** bağlı kaldılar.
You have to admire how he steadfastly sticks to his principles.
Prensiplerine **kararlılıkla** bağlı kalışını takdir etmemek elde değil.