"statesmen" in Turkish
Definition
Tecrübeli, saygın ve bilgeliğiyle tanınan politik liderlerdir.
Usage Notes (Turkish)
Genelde geçmişte öne çıkmış, saygı duyulan erkek liderler için kullanılır; her politikacı için uygun değildir.
Examples
Many countries are led by respected statesmen.
Birçok ülke, saygın **devlet adamları** tarafından yönetilmektedir.
George Washington and Nelson Mandela are often called great statesmen.
George Washington ve Nelson Mandela genellikle büyük **devlet adamları** olarak anılır.
Young people can learn a lot from the lives of famous statesmen.
Gençler, ünlü **devlet adamlarının** hayatlarından çok şey öğrenebilir.
The conference brought together statesmen from around the world to discuss peace.
Konferans, dünyadan **devlet adamlarını** barış hakkında tartışmak üzere bir araya getirdi.
Even after retirement, some statesmen continue to influence government decisions.
Emekli olduktan sonra bile bazı **devlet adamları** hükümet kararlarını etkilemeye devam ederler.
You don't see many true statesmen in politics these days.
Bugünlerde siyasette gerçek **devlet adamlarına** pek rastlanmıyor.