"stand in for" in Turkish
Definition
Birinin yokluğunda onun görevini veya işini geçici olarak yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayri resmi ve geçici durumlar için kullanılır; kalıcı değişim anlamına gelmez. 'stand in for' ifadesinin ardından kişi veya pozisyon gelir.
Examples
Can you stand in for me at the meeting tomorrow?
Yarınki toplantıda benim yerime **geçebilir misin**?
Our coach asked me to stand in for Sarah during practice.
Antrenörümüz, antrenmanda Sarah'nın yerine **geçmemi** istedi.
Will you stand in for the receptionist while she is on vacation?
Resepsiyonist tatildeyken onun yerine **geçer misin**?
I had to stand in for my boss at the last minute today.
Bugün son anda patronumun yerine **geçmem** gerekti.
She’s nervous because she has to stand in for the lead actor tonight.
Başrol oyuncusunun yerine bu akşam **geçmek** zorunda olduğu için heyecanlı.
If you can’t make it, I’ll stand in for you.
Sen gelemiyorsan senin yerine **geçerim**.