"stabilise" in Turkish
Definition
Bir şeyi ani değişikliklerden veya hareketlerden koruyacak şekilde sabit ve dengede tutmak ya da daha kararlı hale getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok İngiliz İngilizcesinde görülür ('stabilize' Amerikan İngilizcesi). Teknik, tıbbi veya ekonomik konularda sıkça kullanılır: 'ekonomiyi istikrara kavuşturmak', 'hastayı dengeye almak' gibi.
Examples
The doctor tried to stabilise the patient after the accident.
Doktor, kazadan sonra hastayı **dengede tutmaya** çalıştı.
We need to stabilise the table so it doesn't wobble.
Masanın sallanmaması için onu **dengede tutmamız** gerekiyor.
Governments try to stabilise the economy during a crisis.
Hükümetler kriz sırasında ekonomiyi **istikrara kavuşturmaya** çalışır.
The medicine helped to stabilise his heartbeat.
İlaç, onun kalp atışını **dengede tutmaya** yardımcı oldu.
Prices finally began to stabilise after months of changes.
Aylarca süren değişikliklerden sonra fiyatlar nihayet **istikrara kavuşmaya** başladı.
He took deep breaths to stabilise his nerves before the interview.
Mülakattan önce sinirlerini **dengeye oturtmak** için derin nefes aldı.