"squeezed" in Turkish
Definition
Bir şeyi sıkıca bastırmak, özellikle sıvı çıkarmak veya dar bir alana sığdırmak için. Ayrıca bir şeyi veya kişiyi dar bir yere zorlamak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Squeezed', 'squeeze' fiilinin geçmiş/zamanı ya da geçmiş zaman sıfatıdır. 'Yeni sıkılmış meyve suyu' gibi ifadelerde yaygın. Hem gerçek (fiziksel sıkma) hem de mecazi olarak (baskı altında hissetmek) kullanılabilir. 'Crushed'(ezilmiş) ile karıştırmayın.
Examples
He squeezed the orange to get juice.
O, portakalı suyu için **sıktı**.
She squeezed my hand tightly.
O, elimi sıkıca **sıktı**.
The crowd squeezed into the small room.
Kalabalık küçük odaya **sıkıştı**.
We only just squeezed onto the last train before it left.
Tren kalkmadan son anda **sıkışabildik**.
All the bills were squeezed into my tiny wallet.
Tüm paralar küçük cüzdanıma **sıkıştırılmıştı**.
She felt squeezed by her busy schedule and family demands.
Yoğun programı ve aile talepleri nedeniyle **baskı altında** hissediyordu.