Herhangi bir kelime yazın!

"squalling" in Turkish

çığlık atanavaz avaz ağlayan (bebek için)uğuldayan (rüzgâr için)

Definition

Özellikle bebek veya küçük çocukların yüksek ve rahatsız edici şekilde ağlaması; ayrıca ani ve gürültülü rüzgârı anlatmak için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle bebeklerin veya küçük çocukların çok yüksek ve acı şekilde ağlamasını anlatır; 'a squalling wind' ise aniden esen, gürültülü rüzgârı belirtir. Hafif ağlamalar için uygun değildir.

Examples

The baby was squalling all night.

Bebek bütün gece **çığlık attı**.

A squalling wind shook the trees.

**Uğuldayan** bir rüzgâr ağaçları salladı.

We heard squalling from the next room.

Yandaki odadan **çığlık** sesleri duyduk.

The mother tried everything, but her baby kept squalling.

Anne her şeyi denedi ama bebeği **çığlık atmayı** sürdürdü.

Don't worry, it's just the wind squalling outside.

Endişelenme, dışarıda sadece rüzgar **uğulduyor**.

As soon as I picked him up, he stopped squalling and started to smile.

Onu kucağıma alır almaz, **çığlık atmayı** bıraktı ve gülümsemeye başladı.