"spying" in Turkish
Definition
Bir kişi, grup veya ülke hakkında gizlice bilgi toplama ya da izleme işi; genellikle siyasi veya askeri amaçlarla yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle uluslararası ilişkilerde, hükümette veya gizli faaliyetlerde kullanılır. Bazen de özel hayatın gizliliğinin ihlali için de geçerlidir. 'spying on', 'spying activities' gibi kalıplarda kullanılır. Ciddi bir anlam taşır, şaka amaçlı değildir.
Examples
He was arrested for spying on the government.
Hükümete karşı **casusluk** yaptığı için tutuklandı.
Spying is illegal in many countries.
Birçok ülkede **casusluk** yasadışıdır.
She was caught spying on her neighbor.
Komşusunu **casusluk** yaparken yakalandı.
These days, digital spying happens all the time online.
Günümüzde dijital **casusluk** internette sürekli oluyor.
He suspected his phone was being used for spying.
Telefonunun **casusluk** için kullanıldığından şüphelendi.
Spying isn’t just for movies—sometimes it happens in real life too.
**Casusluk** sadece filmler için değil—bazen gerçek hayatta da olur.