"spruced" in Turkish
Definition
Birini ya da bir yeri daha düzenli, şık veya çekici hâle getirmek; genellikle süslemek veya düzgünce giyinmek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'spruced up' şeklinde kullanılır ve birinin/görünüşün güzelleştiği anlamına gelir. Samimi bir ifadedir. "He spruced himself up" cümlesinde biri kendini şıklaştırmıştır.
Examples
He spruced himself up before the party.
Partiden önce kendini iyice **düzenledi**.
The lobby was spruced up with new flowers.
Lobi yeni çiçeklerle **şıklaştırıldı**.
She spruced her desk to make it look nicer.
Masanı daha hoş görünmesi için **düzenledi**.
You really spruced up for this meeting!
Bu toplantı için gerçekten kendini **şıklaştırmışsın**!
After months of neglect, the yard was finally spruced up.
Aylarca ihmalden sonra bahçe sonunda **düzenlendi**.
I barely recognized him—he was all spruced up for the interview.
Onu zar zor tanıdım—mülakat için tamamen **şıklaştırılmıştı**.