"spritz" in Turkish
Definition
Bir şişe veya püskürtücüden az miktarda sıvıyı küçük damlalar halinde hafifçe püskürtmek. Küçük bir sıvı bulutu anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'spritz' gayri resmi durumlarda, özellikle parfüm, temizlik ürünü veya su püskürtmek için kullanılır. 'give it a spritz' az miktarda püskürtmek anlamına gelir. Yoğun veya çok miktarda püskürtme için kullanılmaz—hafiflik ve azlık vurgulanır.
Examples
Can you spritz some water on the plants?
Bitki üzerine biraz su **püskürtebilir** misin?
She likes to spritz perfume before going out.
O, dışarı çıkmadan önce parfüm **püskürtmeyi** sever.
Please spritz cleaner on the table and wipe it.
Lütfen masanın üzerine temizleyici **püskürtüp** sil.
The hairdresser gave my hair a quick spritz to keep it in place.
Kuaför, saçımı sabitlemek için hızlı bir **püskürtme** yaptı.
If your shirt is wrinkled, just spritz it with a little water before ironing.
Gömleğin buruştuysa, ütülemeden önce üzerine biraz su **püskürt.**
On hot days, I love to spritz my face with cool mist.
Sıcak günlerde yüzüme serin bir su **püskürtmeyi** seviyorum.