Herhangi bir kelime yazın!

"spread around" in Turkish

etrafa yaymakdağıtmak

Definition

Bir şeyi tek bir yerde tutmak yerine farklı yerlere yaymak veya dağıtmak.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik konuşmada, rastgele veya düzensiz bir yayılma için kullanılır. 'Etrafa dedikodu yaymak', 'parayı dağıtmak' gibi ifadelerde geçer.

Examples

Please spread around the chairs so everyone can sit.

Lütfen herkes oturabilsin diye sandalyeleri **etrafa yayın**.

He spread around the money among his friends.

O, parasını arkadaşları arasında **dağıttı**.

Let's spread around the decorations in the room.

Süsleri odanın her yerine **yayalım**.

People started to spread around rumors about the new manager.

İnsanlar yeni müdür hakkında **dedikodu yaymaya** başladı.

My keys always seem to spread around the house somehow.

Anahtarlarım evin içinde bir şekilde hep **etrafa yayılmış** oluyor.

Don't just leave your stuff—you're spreading around a mess.

Eşyalarını öylece bırakma—**etrafı dağıtıyorsun**.