"spouses" in Turkish
Definition
Evli olan iki kişiyi, yani hem kadın hem erkek eşleri birlikte ifade eder.
Examples
Both spouses attended the ceremony together.
Her iki **eş** de birlikte törene katıldı.
The health plan covers employees and their spouses.
Sağlık planı, çalışanları ve onların **eşlerini** kapsar.
Spouses must both sign the agreement.
**Eşler**in ikisi de anlaşmayı imzalamalıdır.
Some spouses travel for work and are away from home for weeks.
Bazı **eşler** iş için seyahat ediyor ve haftalarca evden uzakta kalıyorlar.
It's not always easy for spouses to agree on everything.
**Eşlerin** her konuda anlaşması her zaman kolay değildir.
During the retreat, all the spouses shared stories about their relationships.
Retreat sırasında bütün **eşler** ilişkileri hakkında hikayeler paylaştı.