"spittoon" in Turkish
Definition
Eskiden özellikle kamusal alanlarda kullanılan, içine tükürük atılan kap. Genellikle tütün çiğneyenler tarafından kullanılırdı.
Usage Notes (Turkish)
Kelime tarihi ve eski modadır; günümüzde nadiren kullanılır, daha çok müzelerde ya da dönem filmlerinde görülür. 'chewing tobacco' veya 'saloon' ile birlikte sıkça geçer. Çöp kutusu veya lavaboyla karıştırmayın.
Examples
The old bar had a spittoon in the corner.
Eski barda köşede bir **tükürük kabı** vardı.
He spat tobacco into the spittoon.
Tütünü **tükürük kabı**na tükürdü.
There is a spittoon next to each chair in the old saloon.
Eski salonda her sandalyenin yanında bir **tükürük kabı** var.
Back in the day, cowboys would gather around the spittoon while playing cards.
Eskiden kovboylar kart oynarken **tükürük kabı** etrafında toplanırlardı.
My grandfather remembers when every waiting room had a spittoon.
Dedem, eskiden her bekleme odasında bir **tükürük kabı** olduğunu hatırlıyor.
Don't toss gum into the spittoon—that's not what it's for!
Sakızını **tükürük kabı**na atma—onun için değil!