Herhangi bir kelime yazın!

"spew" in Turkish

püskürtmekfırlatmak

Definition

Bir sıvı, gaz ya da dumanın hızla ve şiddetle dışarıya fırlaması; aynı zamanda birinin duygularını veya sözlerini hızlı ve kontrolsüz şekilde dışa vurması anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

'Püskürtmek' çoğunlukla olumsuz ve kontrolsüz bir hareketi anlatır; sıvı, gaz veya duygular için kullanılır. Yavaş veya hafif çıkan şeyler için uygun değildir.

Examples

The volcano began to spew lava down the mountain.

Volkan dağdan aşağıya doğru lav **püskürtmeye** başladı.

The broken pipe will spew water everywhere.

Kırık boru her yere su **püskürtecek**.

He started to spew angry words at his friend.

O, arkadaşına öfkeyle sözler **püskürtmeye** başladı.

Cars on the highway spew smoke into the air.

Otoyoldaki arabalar havaya duman **püskürtüyor**.

Sometimes people spew nonsense when they're upset.

Bazen insanlar üzgün olduğunda saçma şeyler **püskürtür**.

The factory down the road used to spew pollution all day long.

Yoldaki fabrika gün boyunca sürekli kirlilik **püskürtürdü**.