Herhangi bir kelime yazın!

"speculative" in Turkish

spekülatifvarsayımsal

Definition

Kanıtlanmamış, tahmin ya da varsayıma dayalı olanı; finansal bağlamda ise hızlı kâr amacıyla yapılan riskli aktiviteleri ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Akademik, finansal ve resmi ortamlarda sıkça kullanılır. 'speculative theory', 'speculative investment', 'speculative fiction' gibi kalıplarla karşılaşılır. Genelde risk veya kanıt eksikliğine dikkat çeken olumsuz bir tonda olabilir.

Examples

The idea is still speculative and not proven.

Bu fikir hâlâ **spekülatif** ve kanıtlanmamış.

He made a speculative investment in the company.

Şirkete **spekülatif** bir yatırım yaptı.

Her theory is very speculative and needs more research.

Onun teorisi çok **varsayımsal** ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.

People thought his claims were too speculative to take seriously.

İnsanlar onun iddialarını fazla **spekülatif** bulup ciddiye almadı.

Buying crypto can be a speculative move with high risks.

Kripto almak yüksek riskli, **spekülatif** bir hareket olabilir.

The book is more speculative fiction than science fact.

Bu kitap, bilimsel gerçekten ziyade daha çok **spekülatif** kurgu.