"speakeasy" in Turkish
Definition
Speakeasy, 1920’lerde Amerika’da içki yasağı döneminde gizlice faaliyet gösteren barlardır. Günümüzde de gizli veya belirli temalı barlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘Speakeasy’ daha çok gizli, temalı veya geçmiş döneme göndermesi olan barlar için kullanılır; sıradan bar ya da pub’lar için kullanılmaz.
Examples
The old building used to be a speakeasy during Prohibition.
O eski bina, yasak döneminde bir **speakeasy** idi.
Many people go to the speakeasy for live jazz music.
Birçok kişi canlı caz için **speakeasy**'ye gider.
She asked if there was a speakeasy nearby.
Yakında bir **speakeasy** var mı diye sordu.
There's a hidden door behind the bookshelf that leads to a real speakeasy.
Kitaplığın arkasında gerçek bir **speakeasy**'ye çıkan gizli bir kapı var.
Finding the entrance to the speakeasy felt like being in a movie.
**Speakeasy**'nin girişini bulmak filmdeki bir sahne gibiydi.
We had to whisper the password just to get into the speakeasy.
**Speakeasy**'ye girebilmek için şifreyi fısıldamak zorundaydık.