"softies" in Turkish
Definition
Çok duygusal, hassas veya fazla nazik kişileri tanımlar; bazen zayıf bile görünebilirler.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle samimi veya hafif alaycı bir şekilde kullanılır. 'Yeterince sert olmayan', 'kolayca duygulanan' kişiler için söylenir.
Examples
My brother and I are both softies when it comes to animals.
Kardeşimle ben hayvanlar konusunda tam birer **yumuşak kalpli**yiz.
Some people think men shouldn't be softies, but I disagree.
Bazı insanlar erkeklerin **yumuşak kalpli** olmaması gerektiğini düşünür, ama ben katılmıyorum.
She's always helping others—she's one of those softies everyone loves.
O her zaman başkalarına yardım ediyor—herkesin sevdiği o **yumuşak kalpli**lerden biri.
Don’t be fooled by his serious face—he’s a real softie inside.
Ciddi yüzüne aldanma—içten içe tam bir **yumuşak kalpli**dir.
After watching that sad movie, all the softies in the room were in tears.
O üzücü filmi izledikten sonra odadaki tüm **yumuşak kalpli**ler ağladı.
'We're just a couple of softies,' he joked as they donated to the animal shelter.
'Biz sadece birer **yumuşak kalpli**yiz,' diye şaka yaptı, hayvan barınağına bağış yaparken.