"sodden" in Turkish
Definition
Tamamen suyla veya başka bir sıvıyla ıslanmış, çok ıslak. Genellikle nemden dolayı ağırlaşmış veya yumuşamış şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
“Sırılsıklam” veya “suya doymuş” genellikle kıyafet veya toprak gibi şeyler için kullanılır. İnsan için doğrudan kullanılmaz; günlük dilde ‘çamur gibi ıslandı’ gibi ifadeler tercih edilebilir.
Examples
His clothes were sodden after the heavy rain.
Şiddetli yağmurdan sonra kıyafetleri tamamen **sırılsıklam** olmuştu.
The ground was sodden from the flooding.
Sel nedeniyle zemin **suya doymuş** haldeydi.
She left her book outside and it became sodden.
Kitabını dışarıda bıraktı ve o **sırılsıklam** oldu.
My shoes are completely sodden from walking through the puddles.
Su birikintilerinden yürüdüğüm için ayakkabılarım tamamen **sırılsıklam** oldu.
The football field was sodden, making it hard to play.
Futbol sahası **sırılsıklam** olduğu için oynamak zordu.
"Don’t eat that toast—it’s sodden with butter," she warned.
"O tostu yeme—**tereyağı ile sırılsıklam**," dedi.