"smoldering" in Turkish
Definition
Açık alev olmadan yavaşça yanmak, genellikle duman çıkarır. Ayrıca dışa vurulmayan, yoğun duyguları da tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
'smoldering anger', 'smoldering passion' gibi ifadelerde güçlü fakat dışa vurulmayan duygular için kullanılır. Yavaş yanan ateş veya nesneleri anlatır; ani ya da patlayıcı yanmalar için kullanılmaz.
Examples
The campfire was smoldering after the rain.
Yağmurdan sonra kamp ateşi hâlâ **içten içe yanıyordu**.
He spoke with smoldering anger.
O **gizli** bir öfkeyle konuştu.
Smoke came from the smoldering leaves.
**İçten içe yanan** yapraklardan duman çıkıyordu.
She gave him a smoldering look across the table.
Masada karşısındaki adama **gizli bir bakış** attı.
The ruins were still smoldering hours after the fire.
Yangından saatler sonra harabeler hâlâ **içten içe yanıyordu**.
There's a smoldering tension between them that everyone can feel.
Aralarında, herkesin hissedebildiği **gizli** bir gerilim var.