"smitten" in Turkish
Definition
Birine ani ve güçlü şekilde aşık olmak ya da bir şeye büyülenmek, çok hoşlanmak.
Usage Notes (Turkish)
'smitten with' şeklinde kullanılır, ani ve yoğun hisleri anlatır. Uzun süreli aşkı değil, ilk görüşte vurulmayı veya büyülenmeyi ifade eder.
Examples
He is smitten with his new girlfriend.
Yeni kız arkadaşına tamamen **vurulmuş** durumda.
She looked smitten after their first date.
İlk buluşmadan sonra ona **vurulmuş** görünüyordu.
I was smitten by the beauty of the city.
Şehrin güzelliğine **büyülenmiş** durumdaydım.
Ever since she met him, she's been totally smitten.
Onunla tanıştığından beri tamamen **vurulmuş** durumda.
I'm kind of smitten with this little coffee shop.
Bu küçük kafeye biraz **vurulmuş** gibiyim.
You can tell by the way he smiles—he's completely smitten.
Nasıl gülümsediğinden anlaşılıyor—tamamen **vurulmuş**.