Herhangi bir kelime yazın!

"slog through" in Turkish

zahmetle başa çıkmakdişe diş mücadele etmek

Definition

Zor, sıkıcı veya yavaş ilerleyen bir işi büyük çaba ve sabır göstererek yapmak.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik bir ifadedir. Daha çok 'ödev', 'rapor' gibi yorucu veya sıkıcı işler için kullanılır. Keyifli işler için kullanılmaz.

Examples

I had to slog through ten chapters of history last night.

Dün gece on bölüm tarih dersiyle **zahmetle başa çıkmak** zorunda kaldım.

She slogged through her homework before dinner.

Akşam yemeğinden önce ödevlerini **zahmetle başa çıkmak** zorunda kaldı.

We had to slog through the mud to get to the car.

Araba ulaşmak için çamurun içinden **zahmetle başa çıkmak** zorunda kaldık.

Sometimes you just have to slog through boring paperwork to get things done.

Bazen işleri halletmek için sıkıcı evraklarla **dişe diş mücadele etmek** gerekir.

I finally slogged through that long novel everyone was talking about.

Sonunda herkesin hakkında konuştuğu o uzun romanı **zahmetle başa çıkmak** suretiyle bitirdim.

He had to slog through hours of data entry before going home.

Eve gitmeden önce saatlerce veri girişiyle **zahmetle başa çıkmak** zorunda kaldı.