"slinger" in Turkish
Definition
Sapan ile taş veya başka küçük nesneler atan kişi, genellikle eski çağlarda savaşçı olarak kullanılmıştır. Daha genel anlamda bir şeyleri fırlatan kimseyi de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tarihi ve edebi metinlerde geçer, günlük kullanımda nadirdir. Özellikle eski savaşçı veya kahramanlar için kullanılır. 'gunslinger' (silahşör) ile karıştırılmamalı.
Examples
The ancient slinger used stones to protect his village.
Eski bir **sapan kullanan kişi** köyünü korumak için taş kullandı.
A slinger must have good aim to hit the target.
Bir **sapan kullanan kişi** hedefi vurmak için iyi bir nişana sahip olmalıdır.
In some stories, the slinger was as powerful as an archer.
Bazı hikayelerde, **sapan kullanan kişi** okçu kadar güçlü sayılırdı.
The museum displayed a bronze statue of a famous Greek slinger.
Müzede ünlü bir Yunan **sapan kullanan kişi**nin bronz heykeli sergileniyordu.
Don't call him a slinger—he just tossed a few snowballs!
Ona **sapancı** demeyin—sadece birkaç kartopu attı!
As the last enemy approached, the lone slinger stood his ground.
Son düşman yaklaştığında, tek başına kalan **sapancı** yerinde durdu.