Herhangi bir kelime yazın!

"skeleton in the cupboard" in Turkish

gizli sırsaklanan geçmiş

Definition

Ortaya çıkarsa utandıracak ya da sorun yaratacak, geçmişteki gizli bir sır veya olay.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle aile içi, geçmişte kalmış, utanç verici olaylar için kullanılır. Resmi olmayan, samimi konuşmalarda tercih edilir.

Examples

Everyone has a skeleton in the cupboard they hope no one finds out about.

Herkesin başkalarının bilmesini istemediği bir **gizli sırrı** vardır.

The politician's skeleton in the cupboard was revealed by the newspapers.

Gazeteler politikacının **gizli sırrını** ortaya çıkardı.

She was afraid her skeleton in the cupboard would ruin her new friendship.

Kendi **gizli sırrının** yeni dostluğunu bozmasından korkuyordu.

Do you think he has a skeleton in the cupboard that he doesn't want us to know about?

Sence onun bizim bilmemizi istemediği bir **gizli sırrı** var mı?

When the company was sold, all the skeletons in the cupboard came out.

Şirket satılınca tüm **gizli sırlar** ortaya çıktı.

He's always so secretive; you just know there's a skeleton in the cupboard somewhere.

Her zaman çok gizli kapaklı biri; kesin bir yerde bir **gizli sır** var.