"sizzle" in Turkish
Definition
Yiyecekler kızgın yağda ya da ısıda cızırdayan ses çıkardığında kullanılır. Ayrıca mecazen, çok heyecanlı veya enerjik durumlar için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En çok yemek pişerken ('the bacon sizzled in the pan') kullanılır. Heyecan ve enerji dolu durumlarda da mecazi olarak geçer ('the show really sizzled'). Zayıf veya arka plan sesleri için kullanılmaz.
Examples
The onions started to sizzle in the hot oil.
Soğanlar sıcak yağda **cızırdamaya** başladı.
Listen to the steak sizzle on the grill.
Izgarada bifteğin **cızırdamasını** dinle.
The meat will sizzle when it touches the hot pan.
Et, sıcak tavaya değince **cızırdayacaktır**.
Summer barbecues just aren’t the same without the sound of burgers sizzling.
Burgelerin **cızırdayan** sesi olmadan yaz barbeküleri aynı olmaz.
The crowd was sizzling with excitement during the concert.
Konser sırasında kalabalık **heyecanla kaynıyordu**.
He added garlic to the pan and let it sizzle for a few seconds before stirring.
Sarımsağı tavaya ekleyip karıştırmadan önce birkaç saniye **cızırdamasına** izin verdi.