"situational" in Turkish
Definition
Belirli bir duruma bağlı olan veya duruma göre değişen.
Usage Notes (Turkish)
Genelde psikoloji veya yönetim gibi resmi veya akademik alanlarda kullanılır. 'situational awareness', 'situational factors' ile sıkça birlikte görülür. Gündelik dilde pek yaygın değildir.
Examples
Her decision was situational, not personal.
Onun kararı **durumsal**dı, kişisel değildi.
This rule is situational and only applies in emergencies.
Bu kural **durumsal**dır ve sadece acil durumlarda geçerlidir.
He used situational examples to explain the concept.
Kavramı açıklamak için **durumsal** örnekler kullandı.
Your success here is really situational—it depends a lot on timing.
Buradaki başarın gerçekten **durumsal**—zamana çok bağlı.
That was just a situational joke—don’t read too much into it.
O sadece **durumsal** bir şakaydı—fazla üzerinde durma.
Her trust is situational; it really depends on who she's dealing with.
Onun güveni **durumsal**dır; kiminle muhatap olduğuna bağlı olarak değişir.