"silvers" in Turkish
Definition
‘Silvers’ genellikle çatal, kaşık ve bıçak gibi gümüşten yapılan sofra takımlarını veya gümüş madalya ve paralardan oluşan koleksiyonları ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Silvers' kelimesi çoğunlukla resmi, tarihi ve koleksiyon bağlamlarında kullanılır, günlük kullanımda ise 'gümüş takımlar' veya 'masa takımı' daha yaygındır.
Examples
She polished the silvers before the guests arrived.
Misafirler gelmeden önce **gümüş takımlarını** parlatmıştı.
The antique shop displays rare silvers from the 19th century.
Antika dükkânında 19. yüzyıldan kalma nadir **gümüş eşyalar** sergileniyor.
We keep our family silvers in a locked drawer.
Aile **gümüş takımlarımızı** kilitli bir çekmecede saklıyoruz.
Did you inherit any silvers from your grandparents?
Büyüklerinden herhangi bir **gümüş takımı** miras aldın mı?
The hotel uses their best silvers for special events.
Otel, özel etkinliklerde en iyi **gümüş takımlarını** kullanıyor.
Collectors are always searching for rare silvers at auctions.
Koleksiyoncular, müzayedelerde nadir **gümüş eşyaları** her zaman arar.