"shrouds" in Turkish
Definition
‘Kefen’ ölüleri sarmaya yarayan bezdir; ayrıca bir şeyi örten veya gizleyen nesnelere ve gemilerde direği tutan kalın halatlara denir.
Usage Notes (Turkish)
‘Kefen’ daha resmî ve edebîdir, ‘örtü’ günlük durumlarda uygun, gemide ‘istralya halatları’ daima çoğul kullanılır. Birçok deyim ve benzetmede farklı anlamlara gelir.
Examples
The old castle was hidden behind thick shrouds of fog.
Eski kale, kalın sis **örtüleri** arkasında gizlenmişti.
Sailors repaired the shrouds on the ship's mast.
Denizciler, geminin direğindeki **istralya halatlarını** onardı.
The dead were wrapped in white shrouds before burial.
Ölüler gömülmeden önce beyaz **kefenlere** sarıldı.
Rumors spread like shrouds, making the truth hard to see.
Söylentiler **örtü** gibi yayıldı, gerçeğin görülmesini zorlaştırdı.
The mountain's peak was lost in the shrouds of early morning clouds.
Dağın zirvesi sabah bulutlarının **örtüleri** arasında kayboldu.
He finally cut through the shrouds of doubt and made his decision.
Nihayetinde şüphe **örtülerini** aşarak kararını verdi.