Herhangi bir kelime yazın!

"shrivelled" in Turkish

buruşmuşbüzülmüş

Definition

Bir şeyin nemini veya tazeliğini kaybedip kuru, buruşuk ve genellikle sert hale gelmesi.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle kuru meyve, bayat sebze veya yaşlılıktan/kaybedilen nemden dolayı buruşmuş cilt için kullanılır. Olumsuz anlamda olup yazılı veya betimleyici dilde daha yaygındır.

Examples

The shrivelled apple lay forgotten in the corner.

Köşede **buruşmuş** elma unutulmuş halde duruyordu.

Her hands felt shrivelled after washing dishes in hot water.

Bulaşıkları sıcak suda yıkadıktan sonra elleri **buruşmuş** hissetti.

The plant looked shrivelled because it hadn’t been watered.

Bitki, sulanmadığı için **buruşmuş** görünüyordu.

After a week in the sun, the grapes were completely shrivelled.

Hafta boyunca güneşte kalan üzümler tamamen **buruşmuş** oldu.

His shrivelled cheeks made him look much older than he was.

**Buruşmuş** yanakları, onu olduğundan çok daha yaşlı gösteriyordu.

Don't eat those shrivelled berries—they're too old to be good.

O **buruşmuş** meyveleri yeme—yemek için çok yaşlılar.