Herhangi bir kelime yazın!

"show down" in Turkish

karşı karşıya gelmehesaplaşma

Definition

"Showdown", insanların veya grupların sonunda anlaşmazlıklarını çözdüğü, belirleyici bir karşılaşma veya çatışmadır. Genellikle son, dramatik bir anı tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

"Showdown" en çok spor, film, iş ve siyasette belirleyici bir karşılaşma ifade eder. Sık kullanımlar: "final showdown", "have a showdown with". Fiil olarak kullanılmaz.

Examples

The two teams will face a showdown in the championship game.

İki takım şampiyonluk maçında **karşı karşıya gelecek**.

After months of talks, the showdown between the two leaders finally happened.

Aylarca süren görüşmelerin ardından, iki lider arasında **hesaplaşma** nihayet gerçekleşti.

There was a showdown between the hero and the villain at the end of the movie.

Filmin sonunda kahraman ve kötü adam arasında bir **hesaplaşma** vardı.

It all comes down to tonight's showdown—whoever wins gets the last spot in the playoffs.

Her şey bu akşamki **hesaplaşmaya** bağlı—kazanan playoff’ta son yeri alacak.

Are you ready for the big showdown with your rival at work tomorrow?

Yarın işte rakibinle büyük **hesaplaşmaya** hazır mısın?

Tensions have been rising all week, so this meeting is expected to be a real showdown.

Bütün hafta boyunca gerginlik arttı, bu yüzden bu toplantının gerçek bir **karşı karşıya gelme** olması bekleniyor.