"short fuse" in Turkish
Definition
Küçük şeylere bile kolayca sinirlenen ve hemen öfkelenen kişiyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmi ve konuşma diline ait bir ifadedir; sabırsız ve anında öfkelenen insanlar için kullanılır. Resmi yazışmalarda tercih edilmez.
Examples
He has a short fuse, so be careful what you say.
Onun **çabuk sinirlenen** biri, bu yüzden ne söylediğine dikkat et.
My brother has a short fuse and often gets angry.
Kardeşimin **kısa fitili** var ve sık sık sinirleniyor.
She lost her temper because of her short fuse.
**Çabuk sinirlenen** biri olduğu için öfkelendi.
Don't push his buttons—he's got a short fuse.
Onun damarına basma—**kısa fitili** var.
After a long day, I tend to have a short fuse.
Uzun bir günün ardından **çabuk sinirlenen** biri haline geliyorum.
You know me—I have a short fuse when I'm hungry.
Beni bilirsin—acıkınca **çabuk sinirlenirim**.