"shore up" in Turkish
Definition
Zayıf olan veya desteğe ihtiyaç duyan bir şeyi daha sağlam hale getirmek ya da desteklemek anlamına gelir. Hem fiziksel yapılar hem de sistemler veya organizasyonlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, iş dünyası ya da önemli durumlarda sıklıkla kullanılır. 'Shore up the bridge' (köprüyü güçlendirmek) ya da 'shore up the economy' (ekonomiyi desteklemek) gibi örneklerde görülür. Gündelik küçük işler için tercih edilmez.
Examples
The workers used boards to shore up the damaged wall.
İşçiler, hasar gören duvarı tahtalarla **güçlendirdi**.
They want to shore up the old bridge before winter.
Kışı gelmeden eski köprüyü **güçlendirmek** istiyorlar.
The government is trying to shore up the economy.
Hükümet, ekonomiyi **güçlendirmeye** çalışıyor.
We had to shore up our plans after the unexpected delay.
Beklenmedik gecikmeden sonra planlarımızı **güçlendirmek** zorunda kaldık.
Extra funding will help shore up the hospital's services.
Ek finansman, hastanenin hizmetlerini **güçlendirmeye** yardımcı olacak.
To shore up morale, the manager praised the team's hard work.
Moralı **güçlendirmek** için yönetici ekiplerin çalışmasını övdü.