"shod" in Turkish
Definition
'Shod', birinin ayakkabı giymesi ya da hayvanlara (özellikle atlara) nal takılması anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Shod', genellikle resmi/durağan dilde veya teknik terimlerde (ör. 'well-shod', 'at nalı takmak') kullanılır. Gündelik kullanımda daha çok 'ayakkabı giymek' tercih edilir.
Examples
The horse was shod with new iron shoes.
Atın ayaklarına yeni demir nallar **takıldı**.
Everyone at the party was shod in black shoes.
Partideki herkes siyah ayakkabı **giymişti**.
The travelers are well shod for the mountain hike.
Seyyahlar dağ yürüyüşü için iyi **ayakkabılı**.
Some city streets are rough, so it helps to be shod in comfortable sneakers.
Bazı şehir sokakları serttir, bu yüzden rahat spor ayakkabıyla **ayakkabılı olmak** faydalıdır.
All the horses must be shod before the parade starts.
Geçit töreni başlamadan önce tüm atlara **nal takılmış** olmalı.
He arrived at the cabin, tired and muddy, but still shod in his hiking boots.
Kulübeye vardığında yorgun ve çamurluydu ama hâlâ yürüyüş botları **ayakkabılıydı**.