"sermons" in Turkish
Definition
Genellikle dini liderlerin ibadethanede dini veya ahlaki konular hakkında yaptığı konuşmalardır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve dini ortamlarda kullanılır; mecazi olarak birine uzun uzun öğüt vermek anlamında da kullanılır. 'Ders' veya 'konuşma' ile karıştırmayın.
Examples
The priest gives sermons every Sunday.
Rahip her pazar **vaaz** verir.
Many people listen to his sermons for guidance.
Birçok kişi onun **vaazlarını** rehber olarak dinliyor.
The church was full during the sermons.
**Vaazlar** sırasında kilise doluydu.
He’s famous for his short but powerful sermons.
O, kısa ama etkileyici **vaazlarıyla** ünlü.
After a few long sermons, everyone was ready for lunch.
Birkaç uzun **vaazdan** sonra herkes öğle yemeğine hazırdı.
My dad always gives us little sermons when we get into trouble.
Başımız belaya girdiğinde babam hep kısa **vaazlar** verir.