"sequencer" in Turkish
Definition
Ögeleri veya olayları belirli bir sırada düzenleyen cihaz veya yazılımdır; genellikle müzik üretiminde notaları ya da desenleri otomatik olarak çalmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En çok müzik ve ses teknolojisinde ('MIDI sekansör', 'step sekansör') kullanılır; genetikte ('DNA sekansör') de karşılaşılır. 'sequencer' bir düzenleyici cihazdır, 'sequence' yalnızca sıralamadır.
Examples
The music producer used a sequencer to create beats.
Müzik yapımcısı ritimler oluşturmak için bir **sekansör** kullandı.
A sequencer can play notes in a loop automatically.
Bir **sekansör**, notaları otomatik olarak döngüde çalabilir.
My keyboard has a built-in sequencer.
Klavye'mde yerleşik bir **sekansör** var.
He programmed a drum pattern on his sequencer in just minutes.
Davul desenini **sekansör**ünde sadece birkaç dakikada programladı.
DNA analysis today often relies on powerful genetic sequencers.
Günümüzde DNA analizi genellikle güçlü genetik **sekansörlere** dayanır.
If you want to arrange your tracks easily, try using a digital sequencer.
Parçalarını kolayca düzenlemek istiyorsan dijital bir **sekansör** dene.