"seminal" in Turkish
Definition
Bu kelime, özellikle sanat, bilim veya kültürde sonraki gelişmeleri derinden etkileyen şeyleri ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Seminal' kelimesi akademik veya resmi alanlarda kullanılır ('öncü makale' gibi). Sadece 'önemli' olmaktan öte, gelecekteki gelişmeleri şekillendiren özgünlük anlamı taşır.
Examples
This was a seminal discovery in medical science.
Bu, tıp biliminde **çığır açan** bir keşifti.
Her seminal book changed how people think about the topic.
Onun **çığır açan** kitabı, insanların konu hakkında düşünme biçimini değiştirdi.
That artist's seminal work inspired a new generation.
O sanatçının **öncü** eseri yeni bir jenerasyona ilham verdi.
Many historians consider her theory seminal to modern sociology.
Birçok tarihçi, onun teorisini modern sosyoloji için **etkili** olarak görür.
Einstein’s 1905 papers were truly seminal in the field of physics.
Einstein’ın 1905 makaleleri fizik alanında gerçekten **çığır açan** nitelikteydi.
That film is often called a seminal influence on modern cinema.
O film, modern sinema üzerinde **etkili** bir unsur olarak sıkça anılır.