"scurry" in Turkish
Definition
Küçük ve hızlı adımlarla aceleyle hareket etmek; genellikle küçük hayvanlar veya telaşlı insanlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle fare gibi küçük hayvanlar veya aceleyle koşuşturan insanlar için kullanılır. 'run'dan daha hareketli ve telaşlı bir görüntü verir.
Examples
The mouse scurried under the table.
Fare masanın altına **koşuşturdu**.
Children scurried across the playground when it started to rain.
Yağmur başlayınca çocuklar oyun alanında **koşuşturdu**.
I saw ants scurrying around the picnic basket.
Karıncalar piknik sepetinin etrafında **koşuşturuyordu**.
Everyone scurried to get under cover as soon as it started pouring.
Yağmur sağanak başlayınca herkes hemen **koşuşturup** sığınacak yer aradı.
He scurried around the office, looking for his lost keys.
Kayıp anahtarlarını ararken ofisin içinde **koşuşturdu**.
Squirrels scurried up the tree when they heard a dog bark.
Köpek havlayınca sincaplar ağaca **koşuşturdu**.