"scrubby" in Turkish
Definition
Küçük çalılar ile kaplı olan veya bir şeyin/kişinin zayıf, önemsiz, ya da gösterişsiz olduğunu anlatır.
Usage Notes (Turkish)
'Scrubby land' çalılarla dolu yerler için kullanılır. İnsan veya mekânlarda zayıf, sıska, önemsiz anlamı vardır ve olumlu değildir. 'Shabby'den farkı, küçüklük ve zayıflık vurgusudur.
Examples
The ground was dry and scrubby.
Zemin kuruydu ve oldukça **çalılarla kaplıydı**.
We walked through a scrubby forest.
**Çalılarla kaplı** bir ormanda yürüdük.
He was a scrubby little boy but very fast.
O, küçük ama **cılız** bir çocuktu ve çok hızlıydı.
That field looks pretty scrubby after the drought.
O alan kuraklıktan sonra oldukça **çalılarla kaplı** görünüyor.
He always felt scrubby next to his tall brothers.
Uzun boylu kardeşlerinin yanında her zaman kendini **cılız** hissederdi.
The town was scrubby and really needed some care.
Kasaba **önemsiz ve bakımsız**dı, gerçekten ilgiye ihtiyacı vardı.