"scourged" in Turkish
Definition
Birine kırbaçla ceza verilmek veya büyük zarar ya da acıya maruz kalmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tarihî, edebî ya da dini metinlerde kullanılır. Günlük konuşmada nadirdir. 'scourged by war' ifadesi 'savaşla mahvolmak' anlamındadır.
Examples
The prisoner was scourged for his crimes.
Mahkum suçlarından dolayı **kırbaçlandı**.
Many people were scourged in ancient times as punishment.
Eski zamanlarda birçok insan cezalandırmak için **kırbaçlanırdı**.
Villages were scourged by war.
Köyler savaşla **büyük acı çekti**.
He felt scourged by guilt after telling a lie.
Yalan söyledikten sonra suçlulukla **büyük acı çekti**.
After months of drought, the land was scourged and barren.
Aylarca süren kuraklıktan sonra toprak **büyük acı çekmiş** ve çorak hale gelmişti.
The city felt scourged by endless traffic jams and noise.
Şehir, bitmek bilmeyen trafik ve gürültüden **büyük acı çekti**.