"sayer" in Turkish
Definition
Bir şeyi söyleyen veya dile getiren kişi, çoğunlukla özel bir açıklama ya da kehanette bulunan için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada nadiren kullanılır, genellikle edebi veya özel bir anlam taşır. 'Konuşmacı' yerine kullanılmaz.
Examples
The ancient sayer predicted a bad harvest.
Kadim **söyleyen** kötü bir hasat öngördü.
A wise sayer once told me to be patient.
Bilge bir **söyleyen** bir keresinde bana sabırlı olmamı söylemişti.
The sayer spoke of hope and courage.
**Söyleyen**, umut ve cesaretten bahsetti.
They called her a sayer of things no one else dared mention.
Kimse cesaret edemediği şeyleri söyleyen biri olarak ona **söyleyen** dediler.
Being a sayer of truths is not always easy.
Gerçekleri **söyleyen** olmak her zaman kolay değildir.
In many stories, the sayer is someone people trust or fear.
Birçok hikayede, **söyleyen** kişiler güvenilen ya da korkulan kimselerdir.