"savored" in Turkish
Definition
Bir şeyi, özellikle yemek veya özel bir anı, yavaşça ve tamamen tadını çıkararak, kokusunu veya kalitesini hissederek yaşamak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edebi veya resmi dilde kullanılır. Yemek dışında, özel anların tadını çıkarmak için de söylenir. 'Save' ile karıştırmayın.
Examples
She savored the delicious chocolate slowly.
O, lezzetli çikolatayı yavaşça **tadını çıkardı**.
He savored his victory with a big smile.
Zaferini büyük bir gülümsemeyle **keyfini sürdü**.
They savored every moment of the vacation.
Tatildeki her anın **tadını çıkardılar**.
I savored the silence after a long, busy day.
Uzun ve yoğun bir günün ardından sessizliğin **keyfini çıkardım**.
She closed her eyes and savored the warm sun on her face.
Gözlerini kapatıp yüzünde sıcak güneşi **tadını çıkardı**.
We just sat there and savored the peaceful atmosphere.
Sadece oturup huzurlu atmosferin **keyfini çıkardık**.