Herhangi bir kelime yazın!

"salons" in Turkish

salontoplantı odası (tarihi)

Definition

Saç veya güzellik bakımı yapılan yerlerdir; tarihsel olarak ise özellikle Fransa’da seçkin insanların bir araya geldiği oturma odası veya toplantı mekanı anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

Modern anlamda genellikle kuaför veya güzellik salonu için kullanılır. Edebiyat ve tarihte ise seçkin toplantı odası anlamına gelebilir. 'Saloon' ile karıştırmayın.

Examples

Many people go to salons to get a haircut.

Birçok kişi saç kestirmek için **salonlara** gider.

There are several beauty salons in this mall.

Bu alışveriş merkezinde birkaç güzellik **salonu** var.

Some salons also offer nail and skin care services.

Bazı **salonlar** ayrıca tırnak ve cilt bakımı da sunar.

The city’s top hair salons get booked up weeks in advance.

Şehrin en iyi kuaför **salonları** haftalar öncesinden doluyor.

In Paris, old aristocratic salons were famous for lively debates and literature.

Paris’te eski aristokrat **salonlar** canlı tartışmalar ve edebiyatla ünlüydü.

All the trendy new salons downtown offer coffee and Wi-Fi now.

Şehir merkezindeki tüm yeni trend **salonlar** artık kahve ve Wi-Fi sunuyor.