"sacrosanct" in Turkish
Definition
O kadar kutsal ya da önemli ki değiştirilemez veya eleştirilemez olan şey.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yasalar, gelenekler veya prensipler için kullanılır. Gündelik konular için uygun değildir; ağır, ciddi bir anlam taşır.
Examples
For many people, freedom of speech is sacrosanct.
Birçok insan için ifade özgürlüğü **dokunulmazdır**.
The constitution is treated as sacrosanct by the courts.
Anayasa mahkemeler tarafından **dokunulmaz** olarak görülür.
Some traditions in the village are considered sacrosanct.
Köydeki bazı gelenekler **kutsal** kabul edilir.
My Sunday morning coffee ritual is sacrosanct—don’t even try to interrupt it.
Pazar sabahı kahve ritüelim **dokunulmazdır**—sakın bölme.
To her, family dinners are sacrosanct, no matter how busy she is.
Onun için aile yemekleri **dokunulmazdır**, ne kadar meşgul olursa olsun.
Some employees treat their lunch break as sacrosanct time—work can wait.
Bazı çalışanlar öğle molalarını **dokunulmaz zaman** olarak görür—iş bekleyebilir.