"saboteurs" in Turkish
Definition
Bir şeyi kasıtlı olarak bozup zarar vererek bir grup, kuruluş veya ülkeye zarar vermek isteyen kişiler.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi kaynaklarda, haberlerde, siyaset, savaş veya kurumlarla ilgili konularda kullanılır. 'Endüstriyel sabotajcılar', 'düşman sabotajcılar' gibi kalıplar yaygındır. Günlük küçük yaramazlıklarda kullanılmaz.
Examples
The police arrested two saboteurs near the factory.
Polis, fabrika yakınlarında iki **sabotajcı**yı tutukladı.
The army is looking for saboteurs in the area.
Ordu, bölgede **sabotajcılar**ı arıyor.
The company suffered losses because of saboteurs.
Şirket, **sabotajcılar** nedeniyle zarar gördü.
Security is tight because they fear saboteurs might try to stop the event.
Güvenlik sıkı çünkü **sabotajcıların** etkinliği engellemeye çalışmasından korkuluyor.
Rumors are spreading that there are saboteurs in our organization.
Organizasyonumuzda **sabotajcılar** olduğu söylentileri yayılıyor.
The saboteurs managed to shut down the power without being noticed.
**Sabotajcılar**, kimse fark etmeden elektriği kestiler.