"run down" in Turkish
Definition
'Run down', kötü durumda olmak, çok yorgun hissetmek, birini araçla ezmek veya birini sert şekilde eleştirmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve bağlama göre değişir. Sıfat olarak 'harap' ya da 'bitkin'; fiil olarak araçla ezmek veya kötülemek için kullanılır. 'run into' ve 'run out' ile karıştırmayın.
Examples
The old house is very run down.
O eski ev çok **harap** durumda.
He was run down by a car.
Bir araba tarafından **ezildi**.
Lately, I feel really run down.
Son zamanlarda kendimi gerçekten **bitkin** hissediyorum.
Don’t run yourself down—you did a great job!
Kendini **kötüleme**—harika iş çıkardın!
They always run down their competitors in meetings.
Toplantılarda rakiplerini sürekli **kötülüyorlar**.
That playground looks a bit run down—I wouldn’t let the kids play there.
O oyun alanı biraz **harap** görünüyor—çocukları orada oynatmam.