"rumple" in Turkish
Definition
Bir şeyi (genellikle kıyafet, çarşaf veya saçı) bastırıp karıştırarak kırışık ve dağınık bir hale getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde, genellikle kıyafet, çarşaf ve saç için kullanılır. Dağınıklık ve hafif kırışıklık anlamındadır; tamamen ezmek ya da bükmek değildir.
Examples
Don't rumple your clean shirt.
Temiz gömleğini **kırıştırma**.
My hair always gets rumpled when I sleep.
Uykuda saçlarım hep **karışır**.
He tried to rumple the papers to make them look old.
O, kağıtları eski görünmeleri için **kırıştırmaya** çalıştı.
After a long flight, my suit looked completely rumpled.
Uzun bir uçuşun ardından takım elbisem tamamen **kırışıktı**.
She smiled and rumpled his hair.
O gülümsedi ve onun saçını **karıştırdı**.
The bed was still rumpled from last night.
Yatak hâlâ dün geceden **kırışıktı**.