Herhangi bir kelime yazın!

"ruff" in Turkish

fırfırlı yakahayvanların boynundaki tüy halkası

Definition

Fırfırlı yaka, 16. ve 17. yüzyıllarda kullanılan büyük, sert ve genellikle pileli bir tarihi yaka çeşididir. Ayrıca, bazı hayvanların boynundaki uzun tüy veya kürk halkasını da ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Tarihteki kıyafetler için veya hayvanların boynundaki gösterişli tüy/kürk anlamında kullanılır. Modern günlük dilde nadiren geçer. 'Rough' ya da köpek sesiyle karıştırmayın.

Examples

The queen wore a large ruff around her neck.

Kraliçe boynuna büyük bir **fırfırlı yaka** takmıştı.

Some birds have a colorful ruff of feathers.

Bazı kuşların boynunda renkli bir **tüy halkası** vardır.

The actor wore a ruff in the play set in the 1600s.

Oyuncu, 1600'lerde geçen tiyatro oyununda **fırfırlı yaka** taktı.

The lion’s furry ruff made him look even more majestic.

Aslanın kabarık **boyun tüy halkası** ona daha da ihtişam kattı.

Shakespeare portraits often show him wearing a white ruff.

Shakespeare portrelerinde genellikle beyaz **fırfırlı yaka** ile tasvir edilir.

That parrot’s red ruff really stands out against its green body.

O papağanın kırmızı **boyun tüy halkası**, yeşil gövdesine çok belirgin duruyor.