"rocketing" in Turkish
Definition
Bir şeyin, örneğin fiyatların veya popülerliğin çok hızlı yükselmesi.
Usage Notes (Turkish)
Ani ve hızlı yükseliş için kullanılır: 'rocketing prices'. Yavaş artışlar için kullanılmaz.
Examples
The price of eggs is rocketing this year.
Bu yıl yumurta fiyatı **hızla artıyor**.
His popularity is rocketing after the show.
Gösteriden sonra onun popülaritesi **fırladı**.
Fuel costs are rocketing worldwide.
Yakıt maliyetleri dünya çapında **fırladı**.
My inbox was rocketing with hundreds of emails after that mistake.
O hatadan sonra, gelen kutum yüzlerce e-postayla **dolup taşıyordu**.
After the announcement, sales started rocketing overnight.
Duyurudan sonra satışlar bir gecede **fırladı**.
With interest rates rocketing, many people can't afford new homes.
Faiz oranları **fırlayınca**, birçok kişi yeni ev alamıyor.