"rippled" in Turkish
Definition
Bir yüzeyde küçük dalgalar veya kıvrımların oluştuğu durumu tarif eder. Ayrıca bir etkinin hafifçe ve yavaşça yayılması anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle su, kumaş, saç ya da duygular için kullanılır. Büyük dalgalar değil, hafif ve ince dalgalar anlatılır. Daha çok betimleyici ve edebi bir dilde rastlanır.
Examples
The water rippled when I threw a stone in the pond.
Gölete taş atınca su **dalgalandı**.
Her dress was rippled at the bottom.
Elbisesinin altı **dalgalıydı**.
The sand was rippled after the wind blew.
Rüzgar estiğinde kum **dalgalandı**.
Laughter rippled through the crowd at his joke.
Şakası üzerine kalabalıkta **kahkahalar yayıldı**.
Her hair looked beautifully rippled in the afternoon sunlight.
Öğleden sonra güneşinde saçları **güzelce dalgalanmıştı**.
A quiet excitement rippled through the team as the announcement was made.
Duyuru yapılınca ekipte **sessiz bir heyecan dalgası yayıldı**.