"rib" in Turkish
Definition
Kaburga, göğüsteki kalp ve akciğeri koruyan eğimli kemiklerden biridir. Aynı zamanda bu bölgeden alınan et parçası anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
En çok kemik anlamında kullanılır; yemeklerde et (pirzola) anlamına gelir. 'kaburga kemiği', 'kaburga kafesi', 'spare ribs' gibi ifadeler yaygındır. Şaka ya da espri anlamıyla karıştırmayın.
Examples
He hurt a rib when he fell off his bike.
Bisikletten düşünce bir **kaburgasını** incitti.
The doctor said I may have a broken rib.
Doktor bir **kaburgamın** kırık olabileceğini söyledi.
We had grilled ribs for dinner.
Akşam yemeğinde ızgara **kaburga** yedik.
I laughed so hard my ribs hurt.
O kadar çok güldüm ki **kaburgalarım** ağrıdı.
That fall looked bad, but luckily he only bruised a rib.
O düşüş kötü görünüyordu ama neyse ki sadece bir **kaburga** morarmış.
These barbecue ribs are so good I want another plate.
Bu barbekü **kaburgaları** o kadar lezzetli ki bir tabak daha istiyorum.