"rhythmic" in Turkish
Definition
Ses, hareket veya vuruşların belirli bir düzen ve tekrar ile oluşması durumudur. Genellikle müzik veya dans gibi alanlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Müzik, dans, nefes gibi alanlarda tekrar eden ses veya hareketleri anlatmak için kullanılır. Sadece düzenli olan şeyler için kullanılmaz; ritim hissi olmalıdır.
Examples
The drummer played a rhythmic beat.
Davulcu **ritmik** bir vuruş çaldı.
She moved in a rhythmic way to the music.
Müziğe **ritmik** şekilde hareket etti.
I like the rhythmic sound of the train.
Trenin **ritmik** sesi hoşuma gidiyor.
His breathing was slow and rhythmic, helping him relax.
Nefesi yavaş ve **ritmik**ti, bu da ona rahatlama sağladı.
There's something calming about the rhythmic crashing of ocean waves.
Okyanus dalgalarının **ritmik** çarpışı insana huzur veriyor.
Their footsteps grew rhythmic as they walked together in perfect sync.
Beraber yürüdükçe adımları **ritmik** hale geldi.